Gerçekten çok sürükleyici ve süper bir kitap.ARKAKAPAK:
Okullar kapanmıştı... 12 yaşındaki Juniper ve arkadaşları Anne ile Gena artık eğlenceye hazırdır. Kızlar, iki yıldır Falcılar Kulübü'nün asil üyeleridir; Tarot Kartları, ESP ve Sihirli Toplar kullanarak kayıp objeleri bulmakta ve kehanette bulunmaktadırlar. Gena'nın bakıcısı ortadan kaybolur. Bunun üzerine Gena, bakıcısını bulmak için arkadaşlarından yardım ister. Gena'nın babası fark etmeden önce dadıyı bulmalıdırlar. Kızlar gizli güçlerini birer birer kullanarak bakıcı kızı bulmaya çalışırlar. Juniper suya baktığında tanıdık bir yüz görür ama bu onun yüzü değil, günlerdir kayıp olan kızın yüzüdür. Falcılar Kulübünün kızları çok geç olmadan kayıp kızı bulmayı başarabilecekler mi?
Tavsiye ederim arkadaşlar....Unutmadan bu seri 6 kitaptan oluşuyor.Bu serinin ilk kitabı.Diğer kitapları da sizinle paylaşacağım...
Gerçekten çok çok sürükleyici bir kitap.Aldığımda 3 gün içinde bitirmiştim.Macera,merak,sevgi diğer kitaplarda olduğu gibi bu kitaba da hakim...
ARKA KAPAK:
Onlar, Nuh Tufanı'ndan çok önce, dünyamızda yaşamaya başlamışlardı. Onlar, kendileri istemedikçe, insanlara görünmezlerdi. Onlar, varlıklarında taşıdıkları Gizil Güç'le dönüşümü başarmışlardı. Başta insan olmak üzere, her türden canlının görünümüne bürünebilir, aramıza katılıp İnsanüstü eylemlerde bulunabilirlerdi. Efsanelere geçen bu kutsal kuşların adı, Akilopanta'ydı. Bir gün, Hakkari'de ışık topları halinde, insan içine indiler. Sonra bir solukluk sürede görkemli kuşlara Dönüşerek, gökyüzünün derinliklerine daldılar. Bu göz kamaştırıcı olayı, gizemli bir uyarı olara değerlendiren, Genç Bilimciler, Akilopanta'ların peşine düşme tutkusuna kapıldılar. Hedefleri, kuşlardaki gizli gücün niteliğini ve kaynağını keşfedip insanların yararına sunmaktı. Tüm dünyada, Doğaüstü olaylarla, şaşırtıcı serüvenler yaşayarak, Akilopanta'ların izini sürmeye giriştiler. Bu süreçte, Akilopanta'ların da türlü görünümlere bürünerek, kendilerini izleyip gözlemekte olduğunu bilmiyorlardı. Ve bir gün...
Bunu da dün aldım arkadaşlar.Nina'yla aynı gün.Evet ,bu kitapta süper.Ben çok beğenerek aldım..
ARKA KAPAK:
Annesini kaybettikten sonra babası ve teyzesiyle birlikte kolları sıvayan Sıla, annesiyle geçirdiği yalnız yıllarda onunla birlikte hep hayalini kurdukları kafeteryayı sonunda açar. Adını, sevgili annesinin tadına doyamadığı çöreklerinden alan Ballı Çörek Kafeteryası’nın birbirinden ilginç müşterileri, Sıla’ya birbirinden ilginç öyküler sunarak, yaşamını renklendirecektir. Bira yandan okula gidip,bir yandan da kafeteryada çalışan Sıla'nın çılgın teyzesi gönlünü,bir Ege köyünde doğup büyümüş,kimsesiz genç bir veterinere kaptırınca,ortalık adamakıllı karışır...
Sizinde okmanızı tavsiye ederim arkadaşlar.Çok güzel bir kitap....
Arkadaşlar süper bir kitap.Bugün aldım bu kitabı.KISACA SÜPER!!!!
ARKA KAPAK:
....Nina her zamanki gibi zavallı Platone'yi yere düşürerek yatağından fırladığında,takvimler 2 Haziran'ı,saatler de gece 10'u gösteriyordu.Banyoya koştu ve ellerini suyun altına soktu.Elindeki yıldız işareti koskocaman olmuştu.O kadar büyümüştü ki bütün avucunu kaplıyordu ve simsiyah bir renge bürünmüştü...
Bu daha önce hiç başına gelmemişti.
''Siyah yıldız...Tehlike işareti.Ne yapmalıyım acaba?''diye sordu kendi kendine.Korkuya kapılıp teyzesi Carmen'in odasına koştu.Teyzesi ona sımsıkı sarıldıktan sonra elini gül suyuna batırılmış pamukla sildi.Platone(Nina'nın kedisi)dolabın üstüne çıkmış usanmadan miyavlıyordu.Adone(Nina'nın köpeği)ise havlıyor ve dışarı çıkmak istercesine giriş kapısını zorluyordu.
Caremen ne Nina'yı ne de hayvanları nasıl sakinleştireceğini bilemiyordu.Sanki o gece cehennem kudurmuş gibiydi.
Gerçekten de öyleydi,cehennem oradaydı.Havadaydı....
Arkadaşlar bide size Giriş Sayfasını yazıyım:
Narin görünümlü ve keskin zekalı küçük bir kız iyilik ve kötülük arasında ebedi bir savaşa atılıyor.Karanlıklar dünyasını önce tanımak sonra da yenmek ve Işık Dünyası'na yer açmak için kullandığı silahlar ise O BÜYÜK YAŞAMA SEVGİSİ VE SINIRSIZ MERAKI...
EVEEETT!!Kitap böyle sürükleyici işte.Bu kitap serisi 4 kitaptan oluşuyor.((SANIRIM))
1-)Altıncı Ay'ın Kızı Nina,
2-)Nina ve 8.Nota'nın Gizemi,
3-)Nina ve Tüylü Yılan'ın Laneti,
4-)Nina ve Atlantis'in Gizli Gözü....
KESİNLİKLE TAVSİYE EDERİM..((AYRICA KİTABIN KENDİ ÖZEL 2 TANE AYRACI VAR,FİYATI BİRAZ TUZLU:) )))
Sağır ve dilsiz olan, ancak aldığı eğitimle yaşamını diğer insanlar gibi sürdürebilen Şerare Aydoğdu, okulunda çok başarılı bir öğrencidir. Bütün bir yazı babasının hediye ettiği rollerskate’le kuzeninin köyünde geçirir. Çevresindekilerin paten kullanmasını endişeleyle karşılamalarına rağmen o tüm köyü patenleriyle arşınlar ve hazırlaması gereken tatil ödevi için altı ihtiyarın öyküsünü dinler.
Biraz acıklı gibi.Bence sağır ve dilsiz olması kötü olmuş.Ama çok güzel bir macera kitabına benziyor..
Yine Günışığı Kitaplığından çıkmış çok güzel bir kitap..ARKAKAPAK:
Aynı gün ve saatte doğan Lilli ve Marlen çok farklı karakterlerde iki arkadaştırlar. Aileleri de çok iyi anlaşan kızlar okulda da aynı sırayı paylaşmaktadırlar. Marlen’in aksine, güzelliği ve derslerdeki başarısı nedeniyle okulun popüler kızlarından olan Lilli, yıl sonu matematik sınavında kendini beğenmişliği yüzünden öğretmeni kızdırınca, sınıftan dışarı atılır. İllet olduğu tembel ve şişman Armin’in sınav kâğıdını yere düşmüş bulunca, intikam arzusuyla soruları düzeltir. Lilli’nin dümeni ortaya çıkmakta gecikmez ve cezası yaz boyu Armin’e matematik çalıştırmak olur…
Günışığı kitaplığından çıkmış çok güzel bir kitap.ARKAKAPAK:
13 yaşındaki Viyanalı Ewald Mittermeier, yaz tatili için güzel hayaller kurmaktadır. Ancak ailesi, İngilizce’sini ilerletmesi için bir İngiliz çocuğu evlerinde konuk etmeye karar verir. Ewald’ın bu işe fena halde canı sıkılır. Ancak, onun ve ailesinin canını asıl sıkacak şey uçakta gelmektedir. Son anda bacağı kırılan konuk çocuk Tom yerine, uçaktan ağabeyi Jasper iner. İçi taş koleksiyonuyla dolu bavulunu sürekli yanında taşıyan, konuşmaktan, yıkanmaktan, düzgün yemek yemekten hiç hoşlanmayan bu tuhaf çocukla yaşamak Ewald ve ailesi için alışılmadık bir deneyim olur. Jasper’ın davranışlarının nedenini öğrenmekse tam bir şok yaratacaktır.
Kitabı daha almadım ve okumadım.Ama ismi ve kapağı ve tabiki içeriği hoşuma gitti.En kısa sürede almayı düşünüyorum.Umarım siz de alır,okur ve beğenirsiniz...
Neden yazarız? Daha doğrusu neden anı defteri tutarız? Yaşamımızın her döneminde, ama özellikle ilk gençlik çağında, sorunlarımızı, mutlu mutsuz anılarımızı bizi yargılamadan dinleyen, paylaşan birilerine gereksinim duyarız. Ve -bu biri- evet, bildiğiniz, anı defterimizdir. On beş yaşındaki Serra tüm duygularını, düşüncelerini anı defteriyle paylaşıyor. Annesiyle babası neden garip davranıyorlar? Yoksa yolunda gitmeyen bir şeyler mi var? Çeşme'de tatil günlerinde tanıştığı yeni arkadaşları Serra'nın yaşamında ne gibi değişikliklere neden olacaklar? Tüm bu sorunların cevaplarını Serra'nın anı defterinde bulacaksınız.
Bu kitap bağımlılık yapıyor galiba arkadaşlar.Gerçekten çok güzel bir seri.Toplam 7 kitaptan oluşuyor.Kitaplar sırasıyla:
Arkadaşlar çoğumuz İpek Ongun'nu tanıyoruz.Ve kitaplarını çok seviyoruz.İşte bu kitapta da İpek ablamız,biri İstanbul'da diğeri de Mersin'de oturan Nilgün ve Şerife'nin mektuplarını sunuyor bize.Zevkle okuyacağımız sürürkleyici bir kitap.TAVSİYE EDERİM...